r_yigit84.sitemynet.com
GİRİŞ Fıkralar Öğrenci özel Albüm Link-Haber Dinimiz Kişisel Partiler

Fıkralar

ku_.gif

ABDESTSİZ

Nasreddin Hoca bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş.Ağaçta bulunan biri de onu izliyormuş. Namazı bittikten sonra namazımın kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış.
-Allahım sen namazımı kabul et.
Ağaçtaki adam:
-Etmem diye cevap vermiş.
Hoca şaşırmış.Tekrarlamış.
-Alahım sen kıldığım namazı kabul et.
-Etmem.
Hocanın şaşkınlığı iyice artmış.Yine:
-Allahım sen namazımı kabul et demiş.
Ağaçtaki adam tekrar:
-Etmem deyince hoca sinirlenmiş.
-Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım. ..

gif426.gif

YAŞASIN TÜRKİYE :) :)

Temel,İngiliz,Fransız,Amerikalı bir uçakta gidiyorlarmış. Pilot demiş ki:Uçak düşiyır 3 kişinin atlaması lazım daaaa! Fransız YAŞASIN FRANSA! demiş atlamış. İngiliz YAŞASIN İNGİLTERE! demiş atlamış. Temel'de YAŞASIN TÜRKİYE! demiş Ameriklıyı itmiş

KARNE

Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."

KURUSUN

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"

kopek056.gif

TETİKÇİ

İki arkadaş pazar golf oynalar. Bir pazar gene golf oynamaya hazırlanırken biride onlara katılmak istediğini söyler. Elemanlar bir birine baktıktan sonra adamın teklifini kabul ederler.
Oyun ilerler ve elemanlar adama ne iş yaptığını sorarlar. Adam :
- Öğrenmek istemezsiniz. Ben tetikçiyim. Tüfek golf çantasında. Nereye gitsem onu yanımda taşırım. İstersen bir göz at.
Biraz beklemeden sonra biri cesaretini toplayıp çantaya bakar. Gerçekten de orada büyük bir dürbünü olan tüfek vardir.
Eleman heyecanlanır ve:
- Vaay! Şuna bak, eminim ki bu dürbünle buradan bizim evi görebilirim.
Bir iki saniye baktıktan sonra :
- Evvet! Görebiliyorum ! Hatta pencereden yatak odasını bile görebiliyorum. İşte karım ... Dur bir dakika, çıplak! yanında da kapı komşum var, o da çıplak!
Bu adamı bir anda yıkar ve düşünmeden tetikçiye dönüp:
- Bir atış için kaç para istiyorsun ?
Tetikçi :
- Her tetiği çekişim için 500 milyon.
Eleman :
- 500 milyon!!?? Çok para ama tamam. Senden iki atış yapmanı istiyorum. Birincisi karımın ağzına, çok dırdırlanıyor ve dayanamıyorum buna. İkincisi ise komşumun penisine, güzel bir ders alsın!
Tetikçi kabul eder, tüfeği kaldırıp evi nişanlar ve beklemeye başlar.
5 dakikalık bir beklemeden sonra eleman dayanamayıp neden ateş etmediğini sorar.
Tetikçi :
- Biraz daha bekle.. İşi tek kurşunda halletmek üzereyim." der...

TESBİH

Bir gun Hoca, yol ustu bir hana inmis. Nuh Nebi'den mi kalmis, Kaalubela'dan mi? Her ne ise.. Her tarafi delik desik olmus; adeta cokmeye bir basi kalmis. Hoca'nin yuregine bir korkudur dusmus ama, ne desin? Nihayet bir soz arasinda:
"Yahu, bu senin tavan da ne kadar gicirdiyor be, besik mi mubarek!" diyecek olmus ama, hanci baba hic orali olmamis; sozu sakaya bogarak;
"Agzini hayra ac Hoca, bu gicirti besik gicirtisi degil; tavan tahtalari Hak'ka tesbih cekiyor!" demis.
Hoca'nin kozu kullenirmi? Gozlerini hancinin gozune dikerek;
"Peki ama, demis; ya bu tavan boyle tesbih ceke ceke aska gelip de secdeye kapanirsa, bizim halimiz nice olacak!

1coq.gif

TEMEL ve MAYMUN

Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"

ESİR

1.dünya savaşı sıralarında bir rus komutanı bir türk askerini esir alır,evine götürür.hemen önüne sofra kurdutturur.karnı çok aç olan asker hemen çabuk çabuk yemeye başlar.bunu gören rus komutan:
-ne kadar açmışsın.soraya otursam, beni de yiyeceksin.der.bunun üzerine türk askeri de:
-haşa! biz müslümanız,domuz eti yemek bize haram!!!der...

MARAŞLIYIM

bir gün komutan,acemi birliğindeki askerleri çağırıp nereli olduklarını sorar.
İlk askere sorar "nerelisin?"
asker" maraşlıyım komutanım."komutan yine sorar."oğlum nerelisin." asker yine "maraşlıyım komutanım"
komutan iki_üç kez tekrarlar.Hep aynı cevabı alır.Komutan sinirlenir ve iki tokat atar.Tekrar sorar "nerelisin lan"
Asker gür bir sesle "Kahramanmaraşlıyım komutanım." komutan diğer askere sorar."sen nerelisin oğlum."
Asker gür bir sesle" kahraman sivaslıyım komutanım..."

1homme91.gif

NERESİNDEN

Kore'de Türk Tugayından iki Anadolulu asker biraz gezmek için firar ederler. Şehirde bir aşağı bir yukarı dolaşırken inzibat subayı bunları yakalar ve sorar: - "Hani sizin izin kağıtlarınız?" Erler subayı atlatırız umuduyla: - "Biz Amerikalıyız..." diye cevap verirler. Subay durumu anlar, ama hiç bozuntuya vermez: - "Amerika'nın neresindensiniz?" diye sorunca: - "İçindenik kumandanım!" diye yanıt verirler...

KÖR ASKER

adamın biri bir gün askerlik şubesinde muayene olmaya gider;
doktor(göz doktoru)sorar;
-karşıdaki harfleri say
asker;
-hangi harfleri
-tablodaki harfleri
-karşıda tablo mu var
-duvardaki tablo
-karşıda bide duvar da mı var
adma çürük raporu verilir.
Adam bir gün sinemaya gider.Yanına da onu muayene eden doktor oturur adam sorar;
-yanlış tirende deyilim değil mi

ÖRDEKLERİ EZME

3 adam ölür ve cennetin kapısına gelirler..... cennetin kapısındaki melek onlara der ki:
- Burada tek kural var, ördekleri ezmeyeceksiniz.... Adamlar bir şey anlamaz ama cennete bir girerler ki, her taraf ördeklerle dolu adım atacak yer yok.... içlerinden biri yanlışlıkla bir ördeğin üstüne basar, anında bir melek gelir, yanında da görüp görebileceğiniz en çirkin kadın....melek adama der ki:
- Sen ördeklerden birini ezdin, ceza olarak bu kadınla seni sonsuza kadar birbirinize bağlıyorum... ve melek onları zincirle birbirlerine bağladıktan sonra gider. İkinci gün adamlardan biri daha yanlışlıkla bir ördeğe basar.Hemen melek çok çirkin bir kadınla gelir ve zincirle ikisini birbirine bağlar.Üçüncü adam tek başına kalır.Arkadaşlarının başına geleni gördüğü için, ördeklere basmadan etrafı dolaşmaya başlar.Aylar geçer ve adam tek bir ördeği ezmemiştir.Bir gün bakar ki melek ona doğru geliyor,yanında da son derece güzel ve seksi bir kadın.Melek hiçbir şey söylemeden adamı bu kadınla birbirlerine zincirler ve gider.Adam bu işe çok şaşırır ama çok da sevinir:
- Bunu hakkedecek ne yaptım acaba der..... Kadın cevap verir:
- Seni bilmem ama ben bugün bir ördek ezdim....

fare.gif

DEVLET SIRRI

İçip kafayı bulan bir sarhoş, sokakta 'öküz başbakan öküz başbakan' diye sayıklıyormuş. İki polis adamı karakola götürmüşler. Sonra adam mahkemeye çıkmış. İdam cezası almış. İdam edilmeden önce cezasının nedenini sormuş:
-Bu ülkede demokrasi vardı hani? Herkes istediğini söyler.
-Senin suçun o değil ki..Devlet sırlarını açıklamak...

KİM KİMDİR

cümlenin öğelerini anlatmıştı öğretmen. tahtaya birini kaldırıp şu soruyu sordu.
-'Halit kendisine hediye edilen saati almadı'cümlesindeki Halit nedir?
öğrenci cevap vermek için düşünürken bir başkası atıldı.
Aptalın biri

3 DELİ

3 tane deli varmıs.Doktor 3'üne bir tane soru soracakmış bilirlerse tımarhaneden çıkartcakmış.Soruyu sormuş.3 kere 3 kaç eder. Birinci deli 262 demiş.İkinci deli cumartesi demiş.Üçüncü deli ise 9 demiş.Doktor da aferim oğlum bildin seni çıkartıcağım ama nasıl bulduğunu merak ettim.Çok kolay doktor bey 262'den CUMARTESİ'ni çıkarttım...

AKIL TUTUYORUM

Deli duvara oturmuş.Elindeki oltanın ucu sokağa sarkmış....
Yoldan geçen soruyor;
- Orada balık mı tutuyorsun sen?
- Hayır alık tutuyorum.
- Tutabildin mi bari ?
- çook ... Seninle 23 oldu !

0oiseau1.gif

KAMUFLAJ YARIŞMASI

Askerde kamuflaj yarışması vardır. Herkes çuvallara girecek, komutan gelip tekme atacak; onlar da hayvan sesleri çıkaracaklardır; komutan da beğenirse onaylayacaktır. Komutan birinci çuvala vurur. "Hav hav hav", komutan "aferin" der, "köpek çuvalı". İkinci çuvala vurur, "miyav miyav". Komutan gene beğenir. Böyle on onbeş çuval gezer... Hepsi çok iyi taklit yapıyorlardır. En son çuvala vurur ses yok. Daha sert vurur gene ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok. Askerlere emir verir iyicene tekmeleyin diye. Çuvaldan kan sızmaya başlıyor. Beş dakika sonra da ince, bitkin bir ses: - "Patateeeeeees.."

KIT'ALAR

Bölük komutani Ali okulu nu denetliyordu. Hasan'a sordu:
- Oglum, dünya kac parcadir?
- Bes parcadir komutanim.
- Say bakalim.
- Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya.
- Sen nerelisin?
- Kayseriliyim, komutanim.
- Su haritada Kayseri'yi göster bakalim.
Hasan Kastamonu'yu isaret edince:
- Oglum, orasi Kastamonu.
- Kayseri'nin bir mahallesi sayilir, komutanim.

İNTİKAM

adamın biri sahroşmuş. ama zil surna. taksicinin birine sormuş şuraya kadar kaç paraya gidersin demiş.taksici demiş ki giderim ama seni götürmem . neden demiş . sahroşsun. adam yürüyerek.gitmiş ama adama baya koymuş bu taksicinin sözü.ertesi gün düşün müş.oyununu hazırlamış.bakmış dün akşamki taksi şöförü orda.arkadasında da 3 araba var.ilk arabaya gitmiş binmiş taksiye.şöföre demiş şuraya kadar kaça gidersin demiş 2,5 demiş.tamam demiş ben sana 50ytl vercem demiş. ama ama bi kere kendini siktirtcen demiş hayır demiş.2.araba gelmiş.ona da aynısını söylemiş.hayır demiş.sıra gelmiş akşamki şöföree .aynen söylemiş ama sonunda da seni sikicem dememiş.sadece giderken şurdaki taksi şöförlerirne el sallıcan demiş.tamam demiş
giderken el sallamış
şöförlerde ohhh iyisin demişş.......

SARHOŞTUM

Yargıç, sabıkalıya:
- Sen bu bayanın evine girmişsin.
- Sarhoştum, sayın yargıç. Kendi evim sanmıştım.
- Öyleyse bayanı görünce neden kaçtın?
- Onu da karım sandım.

AÇ SUSUZ

bir gün temel ile dursundünyanın en büyük minaresine çıkmışlarama bu minareden atlayınca 3 günde anca yere variyormuşsun.temel dursuna sormuş.
-ula dursun haçem ben pu minareden atlasam ölürmüyüm.dursun
-tabi uşağım insan hiç aç susus yaşarmı.

bay_0000001.gif

FADİMEDEN E-POSTA

Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan Dursun'la karısı, Florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler.
Eşi, Dursun'dan önce gider Florida'ya ve ertesi gün için Dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona bir e-posta gönderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için, Dursun yerine, bir gün önce karısı ölen Temel'e gider. Yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan Temel, bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır. Zaten çok üzgün olan Temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan Temel'e yardım için koşuşturmaya başlar.
Temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir:
"Sevgili Kocacığım,
Bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... Seni dört gözle bekliyorum..." (Karın)

ku_1.gif

NİÇİN GEÇ KALIYORMUŞ.

Öğretmen, Ömer`i azarladı:
- Bu böyle devam etmez.
Her gün okula yarım saat geç geliyorsun.
Gerçekten ne istediğini anlayabilmiş değilim.
- Öğretmenim, dedi Ömer, geçen hafta bana gazetemi evde okumam gerektiğini siz söylemediniz mi?

SİHİRBAZ

temel ve dursun ker kahveheneye gelislerin de kendilerinin sihirbaz olduklarini soylerlerms ama buhic kimse onlara inamazmis temel va dursun bir gun hirs yapmislar ve bi adami bi binanin tepesine cikarmislar aslinda adam deliymis e zaten deli olmasa oraya cikmazdi degilmi neyse bunlar adami ucurarak kanitliycaklarmis sihirbaz olduklarni ve herkes de o binanin cevresine toplanmis temel le dursun u vazgecirmeye calisiyolarmi ula yapma temel oldurecesuz admu diolarmis ama ikiside dinlememis ve dursun yukari cikip adami atacakmis temel de sihir yapacakmis temrl baslamis sihir yapmaya drsun da admai atmis adam yere dusmus ve kafasi gozu her tarafa sacilmis koy halkida demis ki ula temel hani ucuracadun adamu temel de ula ben adami ucurmasina ucurdimda adam konmasini bilemedi demis:):)

1homme91.gif

SOBA VE HİKMET

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."

HAKSIZLIK

Bir gün 2 çocuk kavga etmiş.Öğretmen onlara:
-İkinizde tahtaya adınızı 100 er kez yazacaksınız.Abrurrahman:
-Öğretmenim ama haksızlık.Benim adım Abrurrahman
onun adı Ali

SIFIRIN DEĞERİ

Öğretmen, Ahmet`e bir problem sordu. Ahmet sonucu bir çıkardı. Öğretmen:
- Sonuç bir değil on oğlum, sen nasıl bir çıkardın?
Ahmet bilgiççe:
- Uzay çağındayız öğretmenim. Sıfırın hiç bir değeri yok ki... diye karşılık verdi. Öğretmende gülerek:
- Aferin Ahmet, bu başarın için sana on veriyorum, ama sıfırın bir değeri yok! dedi.

0mouton.gif

KOCA BİR YALAN

dilbilgisi dersinde bayan öğretmen zamanları anlatıyordu ve örneklerle açıklamasını sürdürdü
-eğer,bengüzeldim,dersem bu geçmiş zamandır.eğer ben güzelim dersem,bu ne olur çocuklar?alper arkadan bağardı: koca bir yalan!...

ZEKİ ALİ

Küçük Ali okula basladigindan beri her gün ögretmeni Aysel hanima
>gidip,
>- "Örtmenim beni yanlis sinifa koydunuz, benim yerim birinci sinif
>degil, ablam üçüncü sinifta ama ben en az onun kadar akilliyim, hiç
>olmazsa beni üçüncü sinifaalin" diye sikayet edermis. Bundan sikilan
>Aysel ögretmen bir gün Ali'yi kaptigi gibi okul müdürüne çikmis ve
>olayi anlatmis. Okul
>müdürü:
>-"Peki" demis, "Bu çocugu bir imtihan edelim, yeri üçüncü sinifsa o sinifa
>koyalim" ve baslamis sorgulamaya,
>- Iki kere iki?
>- Ali hemen"Dört" demis,
>-"Sekiz kere dokuz?"
>Ali hemen -"Yetmis iki" demis,
>-"Kaç mevsim var?"
>Ali hemen -"Dört" demis.
>Bu sirada Aysel hocada
>-"Müsaade ederseniz bir kaç soruda ben sorayim" demis ve sormus:
>-"Söyle bakalim Ali, ineklerde dört tane ama bende iki tane var, bu nedir?"
>Ali hemen
>-"Ayak" demis, Aysel hoca sormus
>-"Peki senin pantolonunda olupta benim pantolonumda olmayan sey nedir?"
>Ali hemen yanitlamis -"Cep".
>Bunun üzerine Aysel hoca dönmüs müdüre,
>-"Uçe koyalim hocam" diyecekken
>Müdür, Aysel hocanin sözünü kesmis,
>-"Hocam, bu çocugu üçe degil besinci sinifa koyalim, zira son iki suale ben

>dogru cevap veremedim"

anima018.gif

YASAL VE MANTIKLI

Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru
hocasına gider:
-"Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni
cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz mü?" -"Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta
bırakmak değil mi?" -"İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracağım.
Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta kalacağım.
Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçirteceksiniz."
Hocanın keyfi yerinde. Teklifi kabul eder ve öğrenci sorar:
-"Yasal olup, mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olup, yasal olmayan nedir?
Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?"
Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. İddia gereği öğrencisine iyi
not vererek sınıfı geçirir. Ama aklı da soruda kalır. Sonunda sınıfın en
iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip
bilmediğini sorar.
Öğrenci hemen cevap verir:
-"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz. Bu yasal ama
mantıklı değil.Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. Bu mantıklı ama
yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması
gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu ise ne mantıklı, ne de
yasal." ...

BİR NİSAN

Matematikten sözlüye kalktın mı?
- Evet kalktım.
- Soruları bildin mi?
- Elbette bildim.
- Kutlarım seni, iyi not almışsındır.
- Not vermedi!
- Neden?
- Çünkü, "Bugün Bir Nisan, beni kandıramazsın", diyerek dinlemedi bile.

DİN DERSİ

din dersinde 3 arkadaş arkada konuşuyorlarmış.
hoca konuşanları ayağa kaldırmış.
hoca:(kıza)senin adın ne demiş.
kız: kevser demiş.
hoca: bir kevser suresi oku bakayım demiş.
kız zar zor okumuş.
hoca(erkeğe): senin adın ne demiş.
erkek: ihlas demiş.
hoca: sende bir ihlas suresi oku demiş.
erkek okumuş.
hoca:(arkada kızarıp bozaran çocuğa) senin adın ne demiş.
kızaran çocuk: benim adım yasin ama kısaca fatiha derler demiş.

811.gif

ÖĞRENCİ AND ÖĞRETMEN

şehirden köye yeni giden bir öğretmen varmış konusu yakacaklarmış bi çocuğa sormuş neyle ısınıyorsunuzz yavrum demiş çocuk sobayla demiş
başka bir çocuğa sormuş sen neyle ısınıyorsun evladım demiş demiki sobayla başka birine sormuş siz neyle ısınıyordunuz demiş demiş ki tezekle (şehirli diye bilmediğinden) sormuş yavrum tezek ne çocuk demiş tezek boktur kalorisi çoktur

BEYAZ CEKETLİ

Bir gun bir adam kahveye girmis, ve herkezi teker teker gosterirken, sunu demis: "Ulan, hepinizin agzina teker teker sicarim ulan! Bitek sordaki beyaz ceketli haric." Neyse, oturmus, cayini icmis. Birden yine bizimkinin kafasi bozulmus. Kalkmis okadar milletin icinde ve yine herkezi teker teker gosterirken: "Ulan hepinizin agzina teker teker sicarim ulan! Bi tek sordaki beyaz ceketli haric!" Neyse bu boyle surekli devam etmis. 2 saat sonra, yasli bir adam bizimkinin tarafina geldikten sonra sunu demis: "Yav oglum anladik, hepimizin uzerine sictiiii, batirdin. Pekiya o beyazceketliyi neden atliyosun?"
Bizimkide demiski: "Eeeeee babalik, ozaman ben sictiktan sonra, kicimi neyle silecem?......"

BÖYLE SORUYA BÖYLE CEVAP

cocuk1_2_.gif

EMEREK (mi) :)

Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.."

TOSBA HOCAM TOSBA

doguda bı okulda ogretmenın bırı cocuklara okuma yazma ogretmemıs bır gun mufettıs gelecegı zaman cocuklara mufettıs tahtaya ne yazarsa ben onu taklıt edecem sız onu soleyın okuma bılmedıgınızı caktırmayın demıs cocuklar da kabul etmıs mufettıs gelmıs tahataya kaplunbaga yazmıshoca taklıt etmıs arkadan cocugun bırı kalkmıs tosba hocam tosba demıs

MURAT VE ÖĞRETMEN

Matematik öğretmeni murata sormuş demişki.Murat senin bir kulağını kessek kaç tane kulağın kalır demiş matematik öğretmeni.Murat demişki bir tane
kalır demiş.öğretme derki senin öbür kessek kaç tane kulağın kalır.Murat demişki hiç kalmaz ve göremem demiş.öğretme derki şimdi senin gülağınla gözünle bir ilgisi yokki demiş.Muratta demişki öğretmenim gözlüğümü nereye takıcam da görücem demiş.

a_baby15.gif

ANNESİNDEN TEMELE MEKTUP

"Sevgili oğlum Temel... Senin hızlı okuyamadığını bildiğim için mektubu yavaş yavaş yazıyorum...
Artık senin büyük şehre gittiğin sırada yaşadığımız evde yaşamıyoruz. Baban bir gazetede, "İnsanların başına genellikle evlerinin iki kilometre civarındaki bölgelerde kaza geldiğini" okumuş; o yüzden taşındık...
Sana yeni adresi veremiyorum, çünkü yeni evimizde bizden önce oturan hemşehrilerimiz, taşınınca adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler...
Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün içine dört gömlek koydum, çalıştırmak için duvardaki zinciri çektiğimden beri bir daha gömlekleri göremedim.
Geçen hafta sadece iki kez yağmur yağdı. İlki üç gün, ikincisi ise dört gün sürdü...
Benden istediğin yeleği postaya verdim. Ancak, halan 'o koca düğmelerle paket çok ağır olur' deyince düğmeleri kopartıp yeleğin cebine koyduk. Orada bulabilirsin...
Not: Sana biraz da para gönderecektim, ama zarfı bir kere yapıştırmış bulundum... Sevgiler... Annen"

AMBULANS ŞÖFÖRÜ TEMEL

Temel'e, ambulans şoförü olarak ise başladığı ilk gün, bir hastayı evden alıp hastaneye getirmesini söylerler... iki saat sonra dört hasta ile geri dönen Temel, görevlilere durumu açıklar:
-Ha bu ilk sıradaki esas hastadur da.. Diğer üçüne ben çarptum...

DEDİ-KODUCU

temel hergün evine gittiği trenle gidip gelmektedir.Yine bir gün trende giderken karşısında oturan adamın biri pezevenk der.Temel şaşırır acep bağamı dedi diye sağına soluna bakınır.Adam yine pezevenk der.Temel yine şaşkınlık içinde sağa sola bakınır;sanırım bağa dedi der.Olay çıkmaması için temel ilk durakta iner ve olayı evde karısına anlatır.
-Fadime bugün trende adamın biri bağa pezevenk dedi der.
Fadime:
-Hadi ya bak terbiyesize der.Temel ertesi gün aynı adamla tekrar trende karşılaşır.Adambu sefer Temel'e bakarak şöle der:
-DEDİKODUCU PEZEVENK...

AV TÜFEĞİ

eski avcılardan biri çiftçeker traktör almış her bindiğinde traktörde orta bacak hareketleniyormüş eve gidince orta bacakta tıs yok bakmış olmayacak av arkadaşı doktora sormuş.durum bu doktor o kolay bir karavan al tarlaya traktöre yakın koy yenge karavanda beklesin sen traktöre bin hareketlilik olunca tüfek at hanım traktöre koşsun işi böyle çözün demiş kulupte aradan zaman geçmiş doktor sormuş nasıl akıl işe yaradımı demiş doktorum sorma demiş önceleri pek iyiydi daha sonra av sezonu açıldı kadın nerede tüfek patlasa oraya koşuyor çok yoruluyor DEMİŞ.

ŞAİR PADİŞAH

Günün birinde şair bir padişaha ilham perisi gelir ve başlar yazmaya: - "Çıktım ağaca yedim hamını mamını,....?" - "Çıktım ağaca yedim hamını mamını,....?" gerisi bir türlü gelmez. Padişah geceleri uyku uyuyamaz olur şiirini tamamlayamamıştır bir türlü. En sonunda ülkesinin bütün şairlerini sarayında toplatır ama yine nafile onlar da bu mısranın devamını getiremez. Sıra en sonunda Nam-ı Kemal´e gelir ve padişah başlar: - "Hadi Nam-ı Kemal getir şunun devamını da ne istersen vereyim sana!" - "Buyrun Padışahım..." - "Çıktım ağaca yedim hamını mamını..." Nam-ı Kemal hemen devam eder: - "Düşersen aşağı görürsün ananın *mını..."

ana_sayfa.gif