|
ABDESTSİZ
Nasreddin Hoca bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş.Ağaçta bulunan biri de onu izliyormuş. Namazı bittikten sonra namazımın kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış.
-Allahım sen namazımı kabul et.
Ağaçtaki adam:
-Etmem diye cevap vermiş.
Hoca şaşırmış.Tekrarlamış.
-Alahım sen kıldığım namazı kabul et.
-Etmem.
Hocanın şaşkınlığı iyice artmış.Yine:
-Allahım sen namazımı kabul et demiş.
Ağaçtaki adam tekrar:
-Etmem deyince hoca sinirlenmiş.
-Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım. ..
YAŞASIN TÜRKİYE :) :)
Temel,İngiliz,Fransız,Amerikalı bir uçakta gidiyorlarmış. Pilot demiş ki:Uçak düşiyır 3 kişinin atlaması lazım daaaa! Fransız YAŞASIN FRANSA! demiş atlamış. İngiliz YAŞASIN İNGİLTERE! demiş atlamış. Temel'de YAŞASIN TÜRKİYE! demiş Ameriklıyı itmiş
KARNE
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."
KURUSUN
Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"
TETİKÇİ
İki arkadaş pazar golf oynalar. Bir pazar gene golf oynamaya hazırlanırken biride onlara katılmak istediğini söyler. Elemanlar bir birine baktıktan sonra adamın teklifini kabul ederler.
Oyun ilerler ve elemanlar adama ne iş yaptığını sorarlar. Adam :
- Öğrenmek istemezsiniz. Ben tetikçiyim. Tüfek golf çantasında. Nereye gitsem onu yanımda taşırım. İstersen bir göz at.
Biraz beklemeden sonra biri cesaretini toplayıp çantaya bakar. Gerçekten de orada büyük bir dürbünü olan tüfek vardir.
Eleman heyecanlanır ve:
- Vaay! Şuna bak, eminim ki bu dürbünle buradan bizim evi görebilirim.
Bir iki saniye baktıktan sonra :
- Evvet! Görebiliyorum ! Hatta pencereden yatak odasını bile görebiliyorum. İşte karım ... Dur bir dakika, çıplak! yanında da kapı komşum var, o da çıplak!
Bu adamı bir anda yıkar ve düşünmeden tetikçiye dönüp:
- Bir atış için kaç para istiyorsun ?
Tetikçi :
- Her tetiği çekişim için 500 milyon.
Eleman :
- 500 milyon!!?? Çok para ama tamam. Senden iki atış yapmanı istiyorum. Birincisi karımın ağzına, çok dırdırlanıyor ve dayanamıyorum buna. İkincisi ise komşumun penisine, güzel bir ders alsın!
Tetikçi kabul eder, tüfeği kaldırıp evi nişanlar ve beklemeye başlar.
5 dakikalık bir beklemeden sonra eleman dayanamayıp neden ateş etmediğini sorar.
Tetikçi :
- Biraz daha bekle.. İşi tek kurşunda halletmek üzereyim." der...
TESBİH
Bir gun Hoca, yol ustu bir hana inmis. Nuh Nebi'den mi kalmis, Kaalubela'dan mi? Her ne ise.. Her tarafi delik desik olmus; adeta cokmeye bir basi kalmis. Hoca'nin yuregine bir korkudur dusmus ama, ne desin? Nihayet bir soz arasinda:
"Yahu, bu senin tavan da ne kadar gicirdiyor be, besik mi mubarek!" diyecek olmus ama, hanci baba hic orali olmamis; sozu sakaya bogarak;
"Agzini hayra ac Hoca, bu gicirti besik gicirtisi degil; tavan tahtalari Hak'ka tesbih cekiyor!" demis.
Hoca'nin kozu kullenirmi? Gozlerini hancinin gozune dikerek;
"Peki ama, demis; ya bu tavan boyle tesbih ceke ceke aska gelip de secdeye kapanirsa, bizim halimiz nice olacak!
TEMEL ve MAYMUN
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"
ESİR
1.dünya savaşı sıralarında bir rus komutanı bir türk askerini esir alır,evine götürür.hemen önüne sofra kurdutturur.karnı çok aç olan asker hemen çabuk çabuk yemeye başlar.bunu gören rus komutan:
-ne kadar açmışsın.soraya otursam, beni de yiyeceksin.der.bunun üzerine türk askeri de:
-haşa! biz müslümanız,domuz eti yemek bize haram!!!der...
MARAŞLIYIM
bir gün komutan,acemi birliğindeki askerleri çağırıp nereli olduklarını sorar.
İlk askere sorar "nerelisin?"
asker" maraşlıyım komutanım."komutan yine sorar."oğlum nerelisin." asker yine "maraşlıyım komutanım"
komutan iki_üç kez tekrarlar.Hep aynı cevabı alır.Komutan sinirlenir ve iki tokat atar.Tekrar sorar "nerelisin lan"
Asker gür bir sesle "Kahramanmaraşlıyım komutanım." komutan diğer askere sorar."sen nerelisin oğlum."
Asker gür bir sesle" kahraman sivaslıyım komutanım..."
NERESİNDEN
Kore'de Türk Tugayından iki Anadolulu asker biraz gezmek için firar ederler. Şehirde bir aşağı bir yukarı dolaşırken inzibat subayı bunları yakalar ve sorar: - "Hani sizin izin kağıtlarınız?" Erler subayı atlatırız umuduyla: - "Biz Amerikalıyız..." diye cevap verirler. Subay durumu anlar, ama hiç bozuntuya vermez: - "Amerika'nın neresindensiniz?" diye sorunca: - "İçindenik kumandanım!" diye yanıt verirler...
KÖR ASKER
adamın biri bir gün askerlik şubesinde muayene olmaya gider;
doktor(göz doktoru)sorar;
-karşıdaki harfleri say
asker;
-hangi harfleri
-tablodaki harfleri
-karşıda tablo mu var
-duvardaki tablo
-karşıda bide duvar da mı var
adma çürük raporu verilir.
Adam bir gün sinemaya gider.Yanına da onu muayene eden doktor oturur adam sorar;
-yanlış tirende deyilim değil mi
ÖRDEKLERİ EZME
3 adam ölür ve cennetin kapısına gelirler..... cennetin kapısındaki melek onlara der ki:
- Burada tek kural var, ördekleri ezmeyeceksiniz.... Adamlar bir şey anlamaz ama cennete bir girerler ki, her taraf ördeklerle dolu adım atacak yer yok.... içlerinden biri yanlışlıkla bir ördeğin üstüne basar, anında bir melek gelir, yanında da görüp görebileceğiniz en çirkin kadın....melek adama der ki:
- Sen ördeklerden birini ezdin, ceza olarak bu kadınla seni sonsuza kadar birbirinize bağlıyorum... ve melek onları zincirle birbirlerine bağladıktan sonra gider. İkinci gün adamlardan biri daha yanlışlıkla bir ördeğe basar.Hemen melek çok çirkin bir kadınla gelir ve zincirle ikisini birbirine bağlar.Üçüncü adam tek başına kalır.Arkadaşlarının başına geleni gördüğü için, ördeklere basmadan etrafı dolaşmaya başlar.Aylar geçer ve adam tek bir ördeği ezmemiştir.Bir gün bakar ki melek ona doğru geliyor,yanında da son derece güzel ve seksi bir kadın.Melek hiçbir şey söylemeden adamı bu kadınla birbirlerine zincirler ve gider.Adam bu işe çok şaşırır ama çok da sevinir:
- Bunu hakkedecek ne yaptım acaba der..... Kadın cevap verir:
- Seni bilmem ama ben bugün bir ördek ezdim....
DEVLET SIRRI
İçip kafayı bulan bir sarhoş, sokakta 'öküz başbakan öküz başbakan' diye sayıklıyormuş. İki polis adamı karakola götürmüşler. Sonra adam mahkemeye çıkmış. İdam cezası almış. İdam edilmeden önce cezasının nedenini sormuş:
-Bu ülkede demokrasi vardı hani? Herkes istediğini söyler.
-Senin suçun o değil ki..Devlet sırlarını açıklamak...
KİM KİMDİR
cümlenin öğelerini anlatmıştı öğretmen. tahtaya birini kaldırıp şu soruyu sordu.
-'Halit kendisine hediye edilen saati almadı'cümlesindeki Halit nedir?
öğrenci cevap vermek için düşünürken bir başkası atıldı.
Aptalın biri
3 DELİ
3 tane deli varmıs.Doktor 3'üne bir tane soru soracakmış bilirlerse tımarhaneden çıkartcakmış.Soruyu sormuş.3 kere 3 kaç eder. Birinci deli 262 demiş.İkinci deli cumartesi demiş.Üçüncü deli ise 9 demiş.Doktor da aferim oğlum bildin seni çıkartıcağım ama nasıl bulduğunu merak ettim.Çok kolay doktor bey 262'den CUMARTESİ'ni çıkarttım...
AKIL TUTUYORUM
Deli duvara oturmuş.Elindeki oltanın ucu sokağa sarkmış....
Yoldan geçen soruyor;
- Orada balık mı tutuyorsun sen?
- Hayır alık tutuyorum.
- Tutabildin mi bari ?
- çook ... Seninle 23 oldu !
KAMUFLAJ YARIŞMASI
Askerde kamuflaj yarışması vardır. Herkes çuvallara girecek, komutan gelip tekme atacak; onlar da hayvan sesleri çıkaracaklardır; komutan da beğenirse onaylayacaktır. Komutan birinci çuvala vurur. "Hav hav hav", komutan "aferin" der, "köpek çuvalı". İkinci çuvala vurur, "miyav miyav". Komutan gene beğenir. Böyle on onbeş çuval gezer... Hepsi çok iyi taklit yapıyorlardır. En son çuvala vurur ses yok. Daha sert vurur gene ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok. Askerlere emir verir iyicene tekmeleyin diye. Çuvaldan kan sızmaya başlıyor. Beş dakika sonra da ince, bitkin bir ses: - "Patateeeeeees.."
KIT'ALAR
Bölük komutani Ali okulu nu denetliyordu. Hasan'a sordu:
- Oglum, dünya kac parcadir?
- Bes parcadir komutanim.
- Say bakalim.
- Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya.
- Sen nerelisin?
- Kayseriliyim, komutanim.
- Su haritada Kayseri'yi göster bakalim.
Hasan Kastamonu'yu isaret edince:
- Oglum, orasi Kastamonu.
- Kayseri'nin bir mahallesi sayilir, komutanim.
İNTİKAM
adamın biri sahroşmuş. ama zil surna. taksicinin birine sormuş şuraya kadar kaç paraya gidersin demiş.taksici demiş ki giderim ama seni götürmem . neden demiş . sahroşsun. adam yürüyerek.gitmiş ama adama baya koymuş bu taksicinin sözü.ertesi gün düşün müş.oyununu hazırlamış.bakmış dün akşamki taksi şöförü orda.arkadasında da 3 araba var.ilk arabaya gitmiş binmiş taksiye.şöföre demiş şuraya kadar kaça gidersin demiş 2,5 demiş.tamam demiş ben sana 50ytl vercem demiş. ama ama bi kere kendini siktirtcen demiş hayır demiş.2.araba gelmiş.ona da aynısını söylemiş.hayır demiş.sıra gelmiş akşamki şöföree .aynen söylemiş ama sonunda da seni sikicem dememiş.sadece giderken şurdaki taksi şöförlerirne el sallıcan demiş.tamam demiş
giderken el sallamış
şöförlerde ohhh iyisin demişş.......
SARHOŞTUM
Yargıç, sabıkalıya:
- Sen bu bayanın evine girmişsin.
- Sarhoştum, sayın yargıç. Kendi evim sanmıştım.
- Öyleyse bayanı görünce neden kaçtın?
- Onu da karım sandım.
AÇ SUSUZ
bir gün temel ile dursundünyanın en büyük minaresine çıkmışlarama bu minareden atlayınca 3 günde anca yere variyormuşsun.temel dursuna sormuş.
-ula dursun haçem ben pu minareden atlasam ölürmüyüm.dursun
-tabi uşağım insan hiç aç susus yaşarmı.
FADİMEDEN E-POSTA
Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan Dursun'la karısı, Florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler.
Eşi, Dursun'dan önce gider Florida'ya ve ertesi gün için Dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona bir e-posta gönderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için, Dursun yerine, bir gün önce karısı ölen Temel'e gider. Yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan Temel, bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır. Zaten çok üzgün olan Temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan Temel'e yardım için koşuşturmaya başlar.
Temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir:
"Sevgili Kocacığım,
Bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... Seni dört gözle bekliyorum..." (Karın)
|